Skip to content

AB Genel Veri Koruma Tüzüğü (EU GDPR) Temsilciliği

GDPR’yi Anlamak: AB Temsilciliği İçin Temel Kılavuz

GDPR kapsamındaki temsilcilik, Avrupa Birliği (AB) dışında yerleşik olan ve AB’deki bireylerin kişisel verilerini işleyen şirketler için kritik bir öneme sahiptir.

Kaynak merkezimizin bu bölümünde, bir AB temsilcisi atamanın neden gerekli olduğunu, temsilcinin rol ve sorumluluklarını, ayrıca uyumun sağlanmasına yönelik en iyi uygulamaları ele alıyoruz.

İster AB dışında kurulu bir start-up, ister çok uluslu bir şirket, isterse bu ikisi arasında bir yapıya sahip olun. GDPR temsilciliğini doğru anlamak, AB pazarında yasal olarak faaliyet gösterebilmek için büyük önem taşır.

Frequently Asked Questions

PrighterGDPR-Rep Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Şirketimizin AB’de GDPR Madde 27 kapsamında bir temsilciye ihtiyacı var mı?

Hangi şirketler bir AB temsilcisine ihtiyaç duyar?

AB dışında kurulan şirketlerin, AB Genel Veri Koruma Tüzüğü'nün (GDPR) 27. maddesi uyarınca bir AB temsilcisi ataması gerekebilir. Bu yükümlülük, aşağıdaki durumlarda ortaya çıkar:

  • AB’de bulunan bireylere mal veya hizmet sunuluyorsa (örneğin bir web sitesinin AB dillerinde sunulması, EUR cinsinden ödeme seçenekleri sunulması),
  • veya AB’deki bireylerin davranışları izleniyorsa (örneğin çerez yoluyla profilleme yapılması).

Avrupa Veri Koruma Kurulu’nun (EDPB), GDPR’nin yargı yetkisine ilişkin 3/2018 no’lu kılavuzuna göre, bu yükümlülük hem veri sorumluları hem de veri işleyenler için geçerlidir. AB dışında yerleşik veri işleyenler için de GDPR geçerli olabilir.

Örnek Durum 1: Çevrimiçi Oyun Şirketi: AB dışında kurulu bir çevrimiçi oyun şirketisiniz ve oyunlarınızı AB’deki kullanıcılara ücretsiz olarak sunuyorsunuz. Kullanıcıların coğrafi konum bilgileri, tarayıcı verileri ve gezinme geçmişini analiz ederek reklam gösterimi yapıyorsunuz. Bu durumda AB pazarını hedeflediğiniz ve kullanıcı davranışlarını izlediğiniz için, GDPR’ye uyum sağlamak amacıyla AB üyesi bir ülkede fiziksel olarak yerleşik bir temsilci atamanız yasal bir zorunluluktur. Aksi halde, GDPR ihlalleri ciddi para cezalarına ve AB’deki faaliyetlerinizin durdurulmasına yol açabilir.

Örnek Durum 2: B2B SaaS Şirketi: Bir CRM yazılımı geliştiriyorsunuz ve bunu AB’deki şirketlere veya AB veri konularına hizmet sunan şirketlere SaaS modeliyle sağlıyorsunuz. Müşterilerinizin AB’deki bireylerle ilgili verileri yazılımınız üzerinden işleniyor ve depolanıyor. Bu nedenle, siz de AB'de fiziksel olarak yerleşik bir GDPR temsilcisi atamakla yükümlüsünüz. Ayrıca, AB’deki müşterileriniz sizden bir temsilci atamanızı ve bir veri işleme sözleşmesi imzalamanızı talep edebilir. GDPR’ye önceden uyum sağlamanız, iş görüşmelerinde güven oluşturmanıza ve ticari süreci hızlandırmanıza yardımcı olur.

AB temsilci atama zorunluluğundan muafiyetler var mı?

GDPR’nin 27. maddesine göre, bir denetleyici veya veri işleyen taraf, aşağıdaki tüm kriterleri aynı anda karşılıyorsa temsilci atama yükümlülüğünün dışında tutulabilir:

  • Kişisel veriler yalnızca ara sıra işleniyor olmalı; yani bu işlem düzenli veya sistematik bir şekilde yapılmamalıdır,
  • İşleme faaliyetleri, özel nitelikli kişisel verilerin ya da ceza mahkûmiyetleri ve suçlarla ilgili verilerin geniş çaplı işlenmesini içermemelidir,
  • Veri işleme, veri sahiplerinin hak ve özgürlükleri açısından düşük risk taşımalıdır.

Bu üç kriterin tamamını birden sağlamak çoğu işletme için oldukça zordur. Özellikle “kişisel verilerin yalnızca ara sıra işlenmesi” şartı, birçok şirketin muafiyet kapsamı dışında kalmasına neden olur.

Şirketim Avrupa Birliği'ndeki bireylere mal ve hizmet sunuyor mu?

Şirketinizin AB’deki müşterilerle ticari ilişki kurma niyeti, somut bir ticari faaliyetle desteklenmiş olmalıdır.
Sadece AB'deki kullanıcıların web sitenize erişebiliyor olması, bir e-posta veya adres bilgisinin sitede yer alması ya da telefon numarasının ülke kodu olmadan paylaşılması, tek başına AB’deki kişilere mal veya hizmet sunma niyetini kanıtlamak için yeterli sayılmaz.

Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), bir mal veya hizmetin AB'de sunulup sunulmadığını değerlendirirken dikkate alınması gereken faktörleri GDPR'nin yargı yetkisine ilişkin 3/2018 no’lu kılavuzda açıklamıştır. Bu faktörlerden bazıları şunlardır:

  • AB üye devletlerinin dillerinde hizmet sunulması veya bu ülkelerin para birimiyle ödeme kabul edilmesi,
  • Google, Facebook gibi platformlarda AB kullanıcılarını hedefleyen reklam kampanyaları veya pazarlama faaliyetleri,
  • AB’li müşterilere dair referanslara veya kullanıcı yorumlarına yer verilmesi,
  • AB ülkelerine yönelik özel teslimat seçenekleri sunulması,
  • AB ülkelerinden erişilebilecek yerel adres ya da telefon numarası paylaşılması,
  • AB’ye özgü alan adlarının (örneğin .de, .fr) kullanılması,
  • AB'den belirli bir hizmet lokasyonuna ulaşım talimatlarının verilmesi (örneğin bir otel veya turizm hizmeti için),
  • AB ülkelerine mal veya hizmet gönderiminin teklif edilmesi.

Kısacası, eğer şirketinizin AB pazarına bir açılım faaliyeti varsa ya da AB'deki müşterilerin ürünlerinize erişmesini ve satın almasını sağlayan bir sistem kurulduysa, GDPR büyük olasılıkla geçerli olacaktır.

Durum 1: Türkiye merkezli bir web sitesi, kişiye özel aile fotoğraf albümleri oluşturma, düzenleme, baskı ve gönderim hizmeti sunmaktadır. Site İngilizce, Fransızca, Hollandaca ve Almanca dillerinde hizmet vermekte ve ödemeler euro veya sterlin olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, albümlerin yalnızca İngiltere, Fransa, Benelüks ülkeleri ve Almanya’ya posta yoluyla teslim edilebileceği açıkça belirtilmektedir.
Bu durum, hizmetin açıkça AB pazarına yönelik olduğunu gösterdiğinden, GDPR’nin uygulanabilirliği açısından güçlü bir göstergedir.

Durum 2: İsviçre’deki bir üniversite, uluslararası ilişkiler alanında yaz dönemi kursları sunmakta ve bu programları özellikle Almanya ve Avusturya’daki üniversitelerde tanıtmaktadır. Katılımcı sayısını artırmak amacıyla yapılan bu tanıtım faaliyetleri, üniversitenin Avrupa Birliği’nde bulunan veri sahiplerine açıkça hizmet sunma niyetinde olduğunu ortaya koymaktadır.
Dolayısıyla, bu faaliyetler kapsamında gerçekleştirilen kişisel veri işleme süreçlerine GDPR uygulanacaktır.

Şirketim, AB’de bulunan veri sahiplerinin davranışlarını takip ediyor mu?

AB’de bulunan bireylerin kişisel verilerinin çevrim içi ortamda toplanması veya analiz edilmesi, her zaman “izleme” olarak değerlendirilmez.
Veri işleme faaliyetinin "izleme" kapsamında değerlendirilmesi için, verilerin belirli bir amaç doğrultusunda toplanması ve bireyin davranışlarını takip etme niyetinin bulunması gerekir. Özellikle çevrim içi kullanıcı davranışlarının takibi ve bu verilere dayalı profilleme gibi uygulamalar, GDPR kapsamında “izleme” olarak kabul edilir.

Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), bu konudaki detayları 03/2018 sayılı Kılavuzunda açıklamıştır. EDPB’ye göre izleme yalnızca internet üzerinden değil, aynı zamanda giyilebilir teknolojiler ve akıllı cihazlar aracılığıyla da gerçekleşebilir.

İzleme kapsamına giren faaliyetlere örnek olarak şunlar sayılabilir:

  • Davranışsal reklamcılık
  • Pazarlama amacıyla yapılan coğrafi konum belirleme
  • Çerezler veya dijital parmak izi gibi tekniklerle çevrim içi takip
  • Kişiselleştirilmiş diyet ve sağlık analiz hizmetleri
  • CCTV (kapalı devre güvenlik kameraları) ile izleme
  • Pazar araştırmaları ve bireysel profillere dayalı davranışsal analizler
  • Bir bireyin sağlık durumunun sürekli izlenmesi veya düzenli olarak raporlanması

Örnek 1: ABD merkezli bir pazarlama şirketi, Fransa’daki bir alışveriş merkezine mağaza yerleşimi konusunda tavsiyeler sunmaktadır. Bu tavsiyeler, merkezdeki müşterilerin Wi-Fi üzerinden takip edilerek toplanan hareket verilerine dayanmaktadır. Bu durum, AB veri sahiplerinin davranışlarının izlendiğini göstermekte ve GDPR kapsamına girmektedir.

Örnek 2: Kanada merkezli bir mobil uygulama geliştiricisi, AB’de yerleşik değildir. Uygulamanın optimizasyonu ve bakımı için ABD’deki bir veri işleyeni kullanmaktadır. Aynı zamanda, uygulama AB’deki kullanıcıların davranışlarını da izlemektedir. Bu nedenle geliştirici, GDPR’nin 3(2)(b) maddesi kapsamında AB düzenlemelerine tabidir.

Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ihlali durumunda ne tür yaptırımlar uygulanabilir?

Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR), yasal kapsamını Avrupa Birliği dışındaki denetleyici ve veri işleyen kuruluşlara da genişletmektedir. Bu nedenle, AB dışındaki bir denetleyici veya işleyicinin AB’de bir temsilci atama yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda, 10 milyon euroya kadar veya şirketin küresel yıllık cirosunun %2’sine kadar idari para cezası uygulanabilir.

Bu tür cezalar hem bireylerin şikâyetleri hem de veri koruma otoritelerinin doğrudan müdahalesiyle gündeme gelebilir. Ayrıca, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde AB’deki iş ortaklarınız veri aktarımını durdurmak zorunda kalabilir, bu da ticari ilişkilerinizde ciddi kesintilere neden olabilir.

Madde 27 temsilcisi seçerken nelere dikkat etmeliyim? Prighter bu konuda nasıl bir yaklaşım benimsiyor?

Temsilcinin sorumlulukları nelerdir?

Temsilci, Avrupa Birliği dışındaki denetleyiciler ve veri işleyenler ile AB’deki denetim otoriteleri ve veri sahipleri arasındaki iletişimi kolaylaştırmak amacıyla bir irtibat noktası olarak görev yapar. Bu temsilcinin, ilgili denetleyici veya veri işleyen tarafından yazılı olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.

Ayrıca, temsilci, veri işleme faaliyetlerine ilişkin GDPR’nin 30. maddesi kapsamında tutulması gereken kayıtları saklamakla yükümlüdür ve bu kayıtları talep üzerine denetim otoritesine sunmalıdır.

Prighter’ın sunduğu hizmetler bu gereksinimlere nasıl yanıt veriyor?

İletişimi kolaylaştırmak amacıyla Prighter, Avrupa genelinde bir ofis ağı oluşturmuş ve hem denetim otoriteleri hem de veri sahipleriyle etkili iletişim kurmak için yüksek teknolojili çözümler geliştirmiştir.

Temsilci atamasına ilişkin yazılı yetkilendirme, onboarding sürecinin doğal bir parçasıdır. Müşteriler, vekâletnameyi uçtan uca dijital bir süreçle çevrim içi olarak kolayca imzalayabilir.

Ayrıca, müşterilerimize işleme faaliyetlerine ilişkin kayıtları hazırlarken destek sağlıyoruz. Bunun için önceden doldurulmuş şablonlar sunuyor, kapsamlı rehberlik ve sürekli destekle süreci kolaylaştırıyoruz.

Bir temsilcinin bulunması gereken yer neresi olmalıdır?

Öncelikle, Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), 03/2018 sayılı kılavuzunda yalnızca tek bir temsilcinin atanmasının yeterli olduğunu ve bu temsilcinin tüm AB Üye Devletleri nezdinde görev yapabileceğini açıkça belirtmektedir. Ancak, müşteri kitlesinin büyük bir kısmı belirli bir Üye Devlette bulunuyorsa, temsilcinin o ülkede kurulması iyi uygulama olarak önerilmektedir. Her durumda, temsilci nerede yer alırsa alsın, tüm AB ülkelerindeki veri sahipleri tarafından kolayca erişilebilir olmalıdır.

Peki, Prighter bu gereksinimlere nasıl yaklaşıyor?

– Prighter’ın, AB’nin önde gelen Üye Devletlerinde doğrudan ofisleri ve iş ortaklığı ofisleri bulunmaktadır. Bu sayede, temsilciliğiniz hem yerel düzeyde erişilebilir olur hem de tüm müşterileriniz için uyumlu bir yapı sunulur — nerede olurlarsa olsunlar.

– Prighter yalnızca bir posta adresi sunmaz; her ofisimizde gerçek veri gizliliği uzmanları görev yapar. Böylece yalnızca formel bir temsil değil, etkin, uzman temelli bir destek sağlanır.

Prighter'ın AB GDPR temsilciliği yaklaşımı nedir?

Amacımız, Avrupa dışındaki şirketlerin GDPR’ye uyum sağlamasını hukuki uzmanlıkla teknolojiyi bir araya getiren çözümlerimizle mümkün kılmaktır.

Büyük bankalara, finans kuruluşlarına ve teknoloji şirketlerine Veri Koruma Görevlisi (DPO) olarak hizmet verirken edindiğimiz pratik deneyimi, Veri Sahibi Talepleri (DSR), veri ihlalleri ve işleme faaliyetlerine ilişkin kayıtların yönetimi gibi süreçleri kolaylaştıran araçlarımıza entegre ediyoruz.

Gizlilikle ilgili her konuda size destek sağlıyoruz. Ama en önemlisi, gizlilik süreçlerinizi etkili, uyumlu ve profesyonel bir şekilde yönetmenize yardımcı olarak müşteri güvenini artırmanızı ve işinizi büyütmenizi mümkün kılıyoruz.

Prighter'ı Avrupa Birliği GDPR Temsilcim olarak atarsam ne elde ederim?

Hizmetimizin merkezinde, GDPR’nin 27. maddesi kapsamında sunulan temsilcilik hizmeti yer almaktadır. Bu yasal yükümlülüğü temel alarak, uyum sürecinizi güçlendirecek ve müşteri ile iş ortaklarınızın güvenini artıracak özellikler, hizmetler ve araçlar geliştirdik.
Detaylı bilgi için “GDPR Temsil Hizmetleri” sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

GDPR Temsilciliği
AB GDPR Temsilcilik Programımıza abone olduğunuzda, Prighter’ı resmi temsilciniz olarak atarsınız. Denetim otoriteleri ve veri sahiplerinden gelen taleplerin yönetiminde, nitelikli hukukçulardan ve gizlilik uzmanlarından oluşan ekibimiz ilk temas noktanız olur.

Güven Kazanın
Markanıza özel olarak özelleştirilebilen bir “Uyumluluk İkinci Sayfası” sunuyoruz. Bu sayfa üzerinden gizlilik ve güvenlik sertifikalarınızı, gizlilik ve çerez politikalarınızı paylaşabilir, kullanıcılarınıza şeffaflık sunarak güven oluşturabilirsiniz. Aynı sayfa, veri sahiplerinin taleplerini iletebileceği bir erişim noktası işlevi de görür ve bu talepler, Prighter’ın sunduğu gizlilik yazılımlarıyla kolayca yönetilebilir.

GDPR Gizlilik Yazılım Araçları
Mevcut veya potansiyel müşterilerden gelen veri sahibi taleplerinin (DSR) tüm yaşam döngüsünü yönetmek üzere geliştirdiğimiz özel yazılım, size zaman ve kaynak tasarrufu sağlar, uyumluluk riskinizi azaltır.

Ayrıca, denetim otoritelerinden gelen standart talepler (örneğin işleme faaliyetlerine ilişkin kayıtların sunulması) için tam destek sağlıyoruz. Bir veri ihlali yaşanması durumunda da, acil müdahale imkânı sunan araçlarımızla size hızlı ve etkili destek veriyoruz.

Prighter, veri sahiplerinden ve veri koruma otoritelerinden gelen talepleri nasıl yönetiyor?

İşte tam bu noktada yenilikçi yaklaşımımız devreye giriyor. Veri Sahibi Talebi (VKI) Yönetim Aracımızı, hem müşterilerden hem de denetim otoritelerinden gelen gizlilik taleplerini merkezi bir yapıda toplamak, sınıflandırmak ve yönetmek üzere geliştirdik.

Kendi geliştirdiğimiz yapay zekâ teknolojisi sayesinde, milyonlarca veri sahibinden gelen talepleri tek bir araç üzerinden etkili şekilde işleyebilirsiniz. Bu araç, VKI'lerin tüm resmi yönlerini kapsar, veri sahipleriyle iletişim dahil.

Veritabanınızda ne yapılacağına (örneğin bir kişinin verilerinin silinmesi) her zaman siz karar verirsiniz. VKI Aracı, taleplerin tüm yaşam döngüsünü yönetmek üzere tasarlanmıştır ve sürecin her aşamasında size hem doğru yönlendirme hem de güçlü bir danışmanlık çerçevesi sunar.

Bu araca dair daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz:
PrighterDSR'ı ziyaret edin 

Bir DPO ile bir AB GDPR temsilcisi arasındaki fark nedir?

Veri Koruma Yetkilisi (DPO) ve temsilciye ne zaman ihtiyacım var?

Eğer şirketiniz aşağıdaki üç kriterden en az birini karşılıyorsa, bir Veri Koruma Görevlisi (DPO) atamanız zorunludur:

  • Veri işleme, bir kamu otoritesi veya kamu kuruluşu tarafından yürütülüyorsa (mahkemelerin yargı yetkisi kapsamındaki faaliyetler hariç);
  • Şirketinizin temel faaliyetleri, veri sahiplerinin büyük ölçekte düzenli ve sistematik olarak izlenmesini gerektiriyorsa;
  • Şirketinizin temel faaliyetleri, özel nitelikli kişisel verilerin (GDPR Madde 9) veya ceza mahkûmiyetleri ve suçlara ilişkin verilerin (Madde 10) büyük ölçekte işlenmesini kapsıyorsa.

Bu kriterlerin nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin detaylı açıklamalar, 29. Madde Çalışma Grubu’nun Veri Koruma Görevlilerine ilişkin rehberinde yer almaktadır.

Öte yandan, GDPR temsilcisi atama yükümlülüğü, AB dışında yerleşik bir şirketin AB'deki bireylere mal veya hizmet sunması ya da bu bireylerin davranışlarını izlemesi durumunda ortaya çıkar.

Kısaca özetlemek gerekirse:

  • DPO atama yükümlülüğü, daha yüksek riskli ve özel nitelikli veri işleme faaliyetleriyle ilişkilidir.
  • GDPR temsilcisi atama yükümlülüğü ise, şirketinizin AB’deki bireylerin kişisel verilerini işlediğinin “fark edilir” olması hâlinde devreye girer.

Veri Koruma Görevlisi (DPO) rolü, bir AB temsilcisiyle karşılaştırıldığında nasıl konumlanır?

Veri Koruma Görevlisi (DPO), bir şirkette kişisel verilerin korunmasıyla ilgili tüm süreçlerde aktif rol oynamalıdır. DPO’nun temel sorumlulukları arasında, şirketin GDPR’ye uyum sürecini izlemek, veri koruma etki değerlendirmelerine destek olmak ve yönetime gizliliğin tasarım yoluyla ve varsayılan olarak nasıl sağlanacağı da dâhil olmak üzere tüm gizlilik konularında danışmanlık sunmak yer alır.

Bu nedenle, DPO’nun şirkete yakın olması ve günlük operasyonlara dâhil olabilmesi önemlidir. Mümkünse, DPO’nun şirketin merkezinin bulunduğu bölgede görev yapması tercih edilir.

Buna karşılık, AB GDPR Temsilcisi, AB dışında yerleşik bir şirketin AB içindeki yasal temsilcisi olarak hareket eder ve bu nedenle fiziksel olarak uzakta konumlanır. Temsilci, şirketin AB içinde bir şubesi ya da bağlı kuruluşu değil, AB’deki yetkililerle ve veri sahipleriyle iletişim kurulabilmesini sağlayan resmi bir temas noktasıdır.

Bir Veri Koruma Görevlisi (DPO), aynı zamanda bir AB GDPR temsilcisi olarak da görev yapabilir mi? Ya da tam tersi mümkün mü?

Hayır, DPO ile GDPR temsilcisi rollerinin aynı kişide birleşmesi genellikle uygun değildir, çünkü bu iki rol arasında çıkar çatışması riski bulunmaktadır.

Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), 03/2018 sayılı kılavuzunda, özellikle yaptırım süreçlerinde bu iki rolün yükümlülükleri arasında çatışma yaşanabileceğine dikkat çekmektedir.

EDPB’ye göre, bir temsilcinin görevi, özellikle aynı kişinin bir şirket adına hem veri işleyici hem de temsilci olarak hareket etmesi durumunda, rol çatışmalarına yol açabilir. DPO ve temsilcinin sorumlulukları farklı olduğundan, bu iki görevin aynı kişi ya da yapı tarafından yürütülmesi hem bağımsızlık ilkesini hem de uyumluluğu riske atabilir.

Şirketimiz Prighter’ı Avrupa Birliği’ndeki GDPR temsilcisi olarak nasıl atayabilir?

Prighter’ı AB GDPR temsilcisi olarak atamak için izlememiz gereken süreç nedir?

Prighter’ı GDPR temsilcisi olarak atamak kolay ve hızlıdır, birkaç dakika içinde tamamlanabilir.
Üstelik, herhangi bir risk almadan başlayabilmeniz için size 14 günlük ücretsiz deneme süresi sunuyoruz.

1. Planınızı seçin:
Mevcut planlarımız, şirketinizin büyüklüğüne göre belirlenmiştir. Büyüklük, Eurostat kriterlerine göre tanımlanır ve çalışan sayısı esas alınır. Bu tanıma yarı zamanlı çalışanlar ve serbest çalışanlar da dahildir.

2. Şirket bilgilerinizi girin:
Kısa bir form aracılığıyla temel bilgilerinizi paylaşıyorsunuz.

3. Vekâletnameyi indirin ve yükleyin:
Kayıt işleminin ardından, Prighter’ın GDPR temsilcisi olarak yetkilendirildiğini gösteren resmi vekâletname belgesini indirebilirsiniz. Bu belgeyi imzalayıp sistemimize yüklemeniz yeterlidir.

4. Bilgilerin kontrolü ve onay:
Ekibimiz, sağladığınız bilgileri ve vekâletnameyi inceler. Bu adım genellikle birkaç saat içinde tamamlanır.

5. Temsilcilik başlıyor:
Vekâletnameniz onaylandığında, şirketiniz Prighter’ı GDPR’nin 27. maddesi kapsamında Avrupa Birliği genelinde yasal temsilcisi olarak atamış olur. Ardından müşteri panelinize giriş yapabilir, web sitenizde ve gizlilik politikanızda kullanabileceğiniz şablonlara erişebilirsiniz.

Ve artık 14 günlük ücretsiz deneme süreniz başlamış olur!

Prighter'ın atamasını bir veri koruma otoritesine bildirmemiz gerekiyor mu?

Veri Koruma Görevlisi (DPO) atamasının aksine, bir GDPR temsilcisinin denetim otoritesine ayrıca bildirilmesi gerekmez.
Bir veri koruma otoritesi bir şirket hakkında soruşturma başlatırsa, temsilci bilgilerine genellikle şirketin gizlilik politikasından ulaşabilir.

Ancak, Prighter’ı NIS temsilciniz olarak atamanız durumunda, bu bilgiyi ilgili otoriteye bildirmeniz gerektiğini lütfen unutmayın.

Biz bir grup şirketi olarak faaliyet gösteriyoruz. Gruplar için özel seçenekler sunuyor musunuz?

Her bir tüzel kişilik, GDPR’nin 27. maddesi uyarınca ayrı bir temsilci atamakla yükümlüdür.
Ancak Prighter, grup şirketleri için bu süreci kolaylaştıran grup paketi seçeneği sunar. Bu paket sayesinde, bağlı kuruluşlarınız için oluşturulan alt hesaplar tek bir ana hesap üzerinden merkezi olarak yönetilebilir.

Grubun veri koruma süreçlerini tek bir noktadan yürütmek için, merkezi bir yönetim hesabı belirlemeniz ve hem ana hem de alt hesapları tek bir oturum açma ile yönetmeniz gerekir.

Kapsam dahilindeki bağlı kuruluş sayısı, seçtiğiniz pakete bağlıdır:

  • Küçük İşletme Paketi: 2 bağlı kuruluş
  • Orta Ölçekli İşletme Paketi: En fazla 5 bağlı kuruluş
  • Büyük İşletme Paketi: Sınırsız sayıda bağlı kuruluş

Grup paketi kapsamında yer alan tüm şirketlerin aynı sektörde faaliyet göstermesi, aynı ürün/hizmet yelpazesine sahip olması ve aynı ya da ilişkili bir marka altında hareket etmesi gerekmektedir.

Hizmetin maliyeti nedir ve ödeme seçenekleri nelerdir?

Abonelik fiyatlarımız, şirketinizin büyüklüğüne ve kapsama alınacak varlık sayısına göre, resmi Eurostat kategorilerine dayalı olarak belirlenir ve aylık 39 €’dan başlar.

Tüm abonelik planlarımızda, hizmetimizi değerlendirebilmeniz için 14 günlük ücretsiz deneme süresi sunuyoruz. Böylece herhangi bir taahhütte bulunmadan önce sistemimizi tanıyabilirsiniz.

Fiyatlandırmamız tamamen şeffaftır. Veri sahiplerinden gelen talepler için işlem başına ek ücret alınmaz, dolayısıyla gizli maliyetlerle karşılaşmazsınız.

Esnek ödeme seçenekleri sunuyoruz:
Aylık, üç aylık veya yıllık ödeme planlarından dilediğinizi seçebilirsiniz.

  • Üç aylık ödemelerde indirim uygulanır.
  • Yıllık ödemelerde ise daha yüksek bir indirimden faydalanabilirsiniz.

Ödemelerinizi kredi kartı ya da banka havalesi ile gerçekleştirebilirsiniz.
Çoğu kredi kartını kabul ediyoruz. Banka havalesi yoluyla ödeme yapmak isteyen müşteriler için yıllık ödemeler EUR, USD veya GBP olarak yapılabilir.

Daha fazla bilgi veya sorularınız için destek ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.